Mobil
Genel

Bayramda Oruç Tutmak Caiz Mi? Kaza Oruçları Hakkında Bilgi

18 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Son zamanlarda oruç tutmanın hoş karşılanmaması ve yasaklanması, bayramların kutlama ve eğlence günleri olmasından kaynaklanmaktadır.

Ramazan Bayramı'nda Oruç Tutma Durumu

Ramazan Bayramı sırasında oruç tutulup tutulamayacağı, kaza orucunu yerine getirmek isteyen bireylerin merak ettiği bir konu haline geldi. Bu yıl 19 Şubat'ta başlayan Ramazan ayı, 19 Mart'ta arefe günü ile sona erecek. Ramazan Bayramı'nın ilk günü, bir aylık Ramazan orucunun açılması anlamına gelir. Diyanet'in açıklamalarına göre, Ramazan orucunu tutmakla yükümlü olup da tutmayan veya bir mazeret nedeniyle tutamayan kişiler, öncelikle tutmadıkları oruçların sayısını tespit etmeli ve bu oruçları, bayram günleri dışında kalan günlerde kaza etmelidirler. Peki, bayramda oruç tutmanın hükmü nedir? İşte detaylar.

Bayram Günlerinde Oruç Tutmak Mümkün Mü?

Bayram günleri, oruç tutulmasının yasak olduğu günler arasında yer almaktadır. Ramazan Bayramı'nın birinci günü ve Kurban Bayramı'nın dört günü boyunca oruç tutmak, tahrîmen mekruh olarak kabul edilmektedir. Bu günlerde oruç tutulmaması, bayramların yemek, içmek ve sevinç günleri olmasıyla ilgilidir. Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah rızası için yapılan oruçların ardından gelen bir “genel iftar ziyafeti” olarak değerlendirilir ve bu sebeple “fıtır bayramı” olarak adlandırılmaktadır. Ramazan Bayramı'nın ilk günü, oruçların açıldığı bir gün olarak kabul edilmektedir. Bu toplu iftar gününde oruçlu olmak, Allah’ın sunduğu ziyafete katılmamak anlamına gelir ki, bu da hoş karşılanmaz. Kurban Bayramı günleri de, Allah için kesilen kurbanların ve ziyafetlerin yapıldığı günlerdir. Hz. Peygamber (s.a.s.), bu günlerin yeme, içme ve Allah’ı anma günleri olduğunu vurgulamıştır.

Bayram günlerinde oruç tutmanın, dini açıdan hoş karşılanmadığını unutmayın.

Kaza oruçları için “Üzerimdeki borç olan ilk orucun kazasına…” şeklinde niyet edilmesi uygun görülmektedir. Kaza edilmesi gereken oruçların hesaplanmasında iki farklı durum söz konusu olabilir:

  • a. Kişi, mükellef olduğundan itibaren hiç oruç tutmamış olabilir. Bu durumda, ergenlik döneminden itibaren geçen her yıl için bir kameri ay hesaplanarak —ki bu genellikle yirmi dokuz veya otuz gündür; ihtiyaten otuz gün tercih edilmesi daha uygundur— oruçlar tutulur.
  • b. Kişi, mükellef olduktan sonra bazı oruçlarını kaza bırakmış olabilir. Bu durumda, tutulmayan oruçların sayısı hesaplanarak gününe gün kaza edilmesi gerekmektedir.

Mazeretsiz bir şekilde orucunu terk edenlerin, kaza oruçları ile birlikte tevbe ve istiğfar etmeleri de önemlidir.

Oruç tutma konusunda dikkat edilmesi gereken noktaları göz önünde bulundurun.