İsrail'in saldırıları öncesinde, Gazze'deki bir spor kulübünde antrenman yapan 16 yaş altındaki kız çocukları, kulübün yıkılmasıyla uzun bir süre spor yapamaz hale geldi. Kısıtlı kaynaklar ve zor şartlara rağmen, yeniden bir araya gelen bu kızlar, Han Yunus'ta çadırlar arasında oluşturulan basit bir alanda antrenmanlarına geri döndüler.
Gazze'deki saldırılar ve zorunlu göç koşulları altında çadırlar arasında ring kuran bu kız çocukları, boks aracılığıyla hem hayata tutunuyor hem de geleceklerine dair umutlarını canlı tutmaya çabalıyorlar.
Eski yerel boks şampiyonu Usame Eyyüb, sporun, saldırıların yarattığı travmayla başa çıkmada önemli bir rol oynadığını düşündüğünü ifade ederek, bu çalışmaları gönüllü olarak sürdürdüğünü vurguladı.
Boksun çocuklar için yalnızca bir spor olmadığını belirten Eyyüb, "Gazze'de bir spor kulübü kurmuştuk fakat ne yazık ki İsrail ordusu kulübü yıktı. Gazze'den ayrılarak Han Yunus’un Mevasi bölgesine göç etmek zorunda kaldık. Evlerimizi kaybettik, her şeyimizi yitirdik. Burada yeniden başlamak zorunda kaldık." şeklinde konuştu.
Çocukların, saldırıların ortasında bile antrenmanlarına devam ettiğini anlatan Eyyüb, "Kızlar başlangıçta çok korkuyordu ama boks sayesinde güç kazandılar. Cesaretleri arttı, psikolojik olarak da güçlendiler. Bugün boks sayesinde hem içlerindeki negatif enerjiyi atıyor hem de kendilerini savunabiliyorlar." dedi.
Eyyüb, "Sınır kapılarının açılmasını istiyoruz. Çünkü turnuvalara katılmak istiyoruz. 2028’de yapılacak şampiyonalara katılmayı hedefliyoruz. Bunun için Gazze dışına çıkmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Dünyaya seslenen Eyyüb, "Gazze’deki kız çocuklarının yanında durun. Biz devam ediyoruz, gücümüz ve cesaretimiz var ama desteğe ihtiyacımız var. Bu kızların hayalleri var; üniversite okumak, hayat kurmak, şampiyon olmak istiyorlar." sözleriyle dikkat çekti.
Gazzeli kız çocuklardan Hala, yaşadıkları yıkımı aktararak, “Gazze eskiden hayat doluydu. Şimdi ise karanlığa gömüldü; insanlar aç ve çaresiz. Evlerimiz yıkıldı, okullarımız enkaza döndü. Biz yardım istiyoruz. Sorunlarımızın çözülmesini istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Çadırlar arasında boks eğitimi alan Filistinli kızlardan Gazel Rıdvan, ilk günlerde hiçbir ekipmanlarının olmadığını anlattı. “Bir yastıkla antrenman yapıyorduk, zamanla eldiven ve kum torbası gibi malzemeler geldi.” diyen Rıdvan, “Kendimizi daha fazla geliştirmek ve ülke dışındaki diğer çocuklar gibi yaşamak istiyoruz. Kıyafetlerimizin, yiyeceğimizin ve içeceğimizin olmasını istiyoruz. Şu anki durumumuzdan daha iyi bir durumda olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Boksla yaşadığı korkuyu yenmek için başladığını dile getiren Rıdvan, “Boks sayesinde içimdeki negatif enerjiyi dışarı atıyorum. Gelecekte şampiyon olmak istiyorum. Bu benim hayalim.” dedi.
Boks yapan 12 yaşındaki Miyar Eyyüb, yaklaşık 8 yıldır sporla ilgilendiğini belirterek, “Gazze’den Han Yunus’un Mevasi bölgesine göç etmek zorunda kaldım. Gazze’de bir spor kulübümüz vardı ama işgal güçleri kulübümüzü yıktı.” şeklinde konuştu.
İmkansızlıklara rağmen spor yapmaya devam ettiklerini vurgulayan Miyar, “Buraya geldikten sonra da devam ettik ama imkanlarımız yoktu. Basit malzemelerle antrenman yaptık. Sonra eldiven, minder ve bazı ekipmanlar bulabildik.” ifadelerini kullandı.