Mobil
Sağlık

Her Yıl 20 Milyon Kişi Kanserle Savaşırken, 10 Korunma Yolu!

2 Nisan 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Bu artışın temel sebepleri arasında yaşam süresinin uzaması, sigara içme, aşırı kilo, kötü beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik yer almaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü'nün istatistiklerine göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 20 milyon bireye kanser teşhisi konulmakta ve bu hastalıktan yaklaşık 10 milyon insan yaşamını yitirmektedir. Türkiye'de ise her yıl yaklaşık 230-240 bin yeni kanser vakası kaydedilmektedir.

Bilimsel araştırmalar, gerekli önlemler alındığında kanser vakalarının yaklaşık %30-40'ının önlenebileceğini göstermektedir.

Kanserden Korunmanın Yolları

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, kanserden korunmak için göz önünde bulundurulması gereken 10 kuralı paylaştı.

Sigara dumanında 4000'den fazla kimyasal madde yer almakta ve bunların 50'den fazlasının kanser yapma potansiyeli bulunmaktadır. Bu nedenle sigara ve tütün ürünleri, başta akciğer kanseri olmak üzere ağız, gırtlak, pankreas, mesane ve böbrek gibi birçok kanser türünün gelişmesine neden olabiliyor.

Araştırmalar, akciğer kanserinin %90'ının sigara ve tütün ürünleri ile bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla, bu zararlı alışkanlığın terk edilmesi hayati bir öneme sahiptir.

Beslenmenin Rolü

Sebze, meyve, tam tahıllar ve lif açısından zengin besinlerin tüketimi, 'Akdeniz tipi' beslenme tarzının kanser riskini azaltmadaki önemi büyüktür. Bu gıdalar, antioksidanlar, vitaminler ve fitokimyasallar içerdikleri için hücrelere zarar veren serbest radikalleri azaltarak DNA hasarını önlemeye yardımcı olmaktadır.

Ayrıca, lif açısından zengin gıdalar bağırsakta zararlı maddelerin daha hızlı atılmasına yardımcı olarak, özellikle kolorektal kanser riskini düşürmektedir. Araştırmalar, lifli beslenmenin bazı kanser türlerinde riski yaklaşık %20 oranında azaltabileceğini göstermektedir.

Obezite ve Egzersiz

Obezite, çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olup, kanser riskini artıran başlıca faktörlerden biridir. Obezite; kronik iltihap, artmış insülin ve IGF-1 hormon düzeyleri ile yağ dokusundan salgılanan östrojen gibi hormonların artışına yol açarak hücre çoğalmasını tetikleyebilir. Bu durum, bazı kanser türlerinin gelişimine zemin hazırlayabilir. Obezitenin özellikle meme, kolon, rahim, pankreas ve karaciğer kanseriyle ilişkili olduğu belirtilmektedir.

Düzenli fiziksel aktivite, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, hormon dengesini düzenlemesi, bağırsak hareketlerini artırması ve kronik iltihabı azaltması sayesinde kanser riskini düşürebilmektedir. Büyük ölçekli çalışmalar, düzenli egzersizin kanser riskini %10-30 oranında azalttığını göstermektedir.

Özellikle kolon ve meme kanseri üzerinde etkili olan düzenli egzersiz, sağlıklı bir yaşam için haftada en az 150 dakika orta düzeyde yapılması gereken bir aktivitedir.

Alkol ve İşlenmiş Et Tüketimi

Alkol, vücutta asetaldehit adı verilen toksik bir maddeye dönüşerek oksidatif stres ve hormonal değişikliklere neden olabilmektedir. Bu durum, DNA'ya zarar vererek hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını kolaylaştırabilir. Alkol tüketimi; karaciğer, ağız, yemek borusu, meme ve kolon kanserleriyle ilişkilendirilmektedir. Alkol alımı arttıkça kanser riski de yükselmektedir.

Ayrıca, işlenmiş etlerin tüketimi kolorektal kanser riskini artırabilmektedir. Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş ürünler, içerdikleri nitrit ve nitratların kansere neden olabilen N-nitrozo bileşiklerine dönüşmesi sebebiyle risk oluşturmaktadır. Bu ürünlerin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi de DNA hasarına yol açabilmektedir.

Güneş Işığına Dikkat

Aşırı güneş ışığına maruz kalmak, cilt kanserlerinin en önemli nedenlerinden biridir. Güneşten korunmak ve yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanmak bu riski azaltabilir.

Bu sebeple, güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının en dik geldiği 11:00 – 15:00 saatleri arasında dışarı çıkmamaya özen gösterin. Dışarı çıkmanız gerekiyorsa, güneş koruyucunuzu güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulamayı unutmayın.

Kanser Tarama Testleri

HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu rahim ağzı kanseriyle; hepatit B ve C virüsleri ise karaciğer kanseriyle ilişkilidir. Aşılama, bu kanserlerin önlenmesinde etkili bir yöntem olarak önemlidir.

Meme kanseri için mamografi, kolon kanseri için kolonoskopi ve rahim ağzı kanseri için Pap smear ve HPV tarama testleri, kanserin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Hiçbir belirti olmasa bile bu tarama yöntemlerinin düzenli olarak yaptırılması hayati önem taşımaktadır.

Kolonoskopi: Kansere dönüşebilen poliplerin tespiti için 45 yaşından itibaren 5-10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir. Ailede kolon kanseri öyküsü varsa tarama 40 yaşında başlatılabilir. İltihabi bağırsak hastalığı gibi risk faktörlerinde tarama süresi daha öne çekilebilir.

Pap smear ve HPV DNA testi: 21 yaşından itibaren her 3 yılda bir Pap smear testi yaptırılması gerekmektedir. 30 yaşından sonra 5 yılda bir Pap smear ile birlikte HPV DNA testinin yapılması, rahim ağzı kanserine neden olabilen CIN (Cervical Intraepithelial Neoplasia) lezyonlarının erken tespitini sağlamaktadır.

Mamografi: 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi taraması ile meme kanserinin öncül lezyonları tespit edilebilmektedir.

Hava kirliliği ve bazı kimyasallar (asbest, kurşun, arsenik, pestisit ve civa), DNA hasarına ve iltihaba yol açarak özellikle akciğer kanseri riskini artırabilmektedir.