Dünya çında milyonlarca bireyi etkileyen Alzheimer hastalığı, tıbbi alandaki son gelişmelerle birlikte artık bir "korkulu rüya" olmaktan çıkıyor. Uzmanlar, yeni nesil testler ve biyobelirteçler aracılığıyla hastalığın yıkıcı etkileri başlamadan önce tespit edilebildiğini vurguluyor. Acıbadem Kent Hastanesi'nde gerçekleştirilen "Kadın Yaşam Döngüsünde Bilişsel Sağlık" etkinliği, hastalığın kadınlar üzerindeki etkileri ve erken tanının kritik önemi üzerine odaklandı.
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin, Alzheimer ile mücadelede en etkili aracın erken teşhis olduğunu belirterek önemli bir uyarıda bulundu:
Seçkin, yeni testlerin henüz belirgin unutkanlık yaşamayan bireylerde bile hastalığın tanınabileceğini gösterdiğini ifade etti.
Hastalığın tanı sürecinin artık meme veya prostat kanseri gibi standart tarama yöntemlerine dönüştüğünü söyleyen Seçkin, kan testleri ve genetik analizlerle risk gruplarının önceden belirlenebileceğini dile getirdi.
Alzheimer vakalarının büyük bir kısmını kadınlar oluşturmaktadır. Bunun temel nedeni ise menopoz dönemindeki hormonal değişikliklerdir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, östrojen kaybının beyin işlevleri üzerindeki etkisini şu şekilde açıkladı:
"Östrojen, bilişsel hafıza merkezlerinde önemli bir rol üstleniyor. Eksikliği durumunda beyinde glikoz alımı azalmakta ve bu durum 'beyin sisi' ile dikkat eksikliği gibi sorunlara sebep olabilmektedir."
Uzmanlar, zihinsel sağlığı korumak ve Alzheimer riskini azaltmak için bazı önerilerde bulunmaktadır: