Etkinlikler sırasında öğrencilere hitap eden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, "Kınık'tan Aziz Sancar, Bozboğa'dan İbn-i Sina çıkabilir" diyerek çocukların hayal kurmalarını ve kendilerine güvenmelerini teşvik etti. "Ben de yaparım" temasıyla düzenlenen söyleşilerde, bilim, araştırma ve proje geliştirme konularının önemine değinen Böyükata, öğrencilerin bilime dair merak ettikleri soruları yanıtladı. Program kapsamında tüm sınıfları ziyaret eden Böyükata, öğrencilere birebir ilgi göstererek kitaplar hediye etti. Okulda görevli öğretmenlerin özverisine dikkat çeken Böyükata, özellikle Kınık Okulu'nda yürütülen TÜBİTAK projeleri ve oluşturulan bilim ortamının örnek teşkil ettiğini ifade etti.
Kınık Köyü'ndeki eğitim ortamını "butik okul" olarak tanımlayan Mustafa Böyükata, öğrencilerin öz güvenli, meraklı ve yaratıcı yapılarının öğretmenlerin katkısıyla oluştuğunu belirtti. Okul yönetiminin öğrencileri yakından takip etmesinin başarıda önemli bir rol oynadığını vurgulayan Böyükata, "Kınık köyünde eğitim gören öğrenciler, çevre köylerden gelen taşımalı eğitim alan çocuklardan oluşuyor. Ancak buna rağmen yüksek motivasyon ve öz güvene sahiplerdi. Dinleyişleri dikkat çekiciydi ve etkileyici bir şekilde ifade ediyorlardı. Bilim ve araştırmaya olan ilgileri, yabancı dil öğrenmeye istekli olmaları ve farklı sanat alanlarına yatkınlıkları, gelecekte başarılı işler yapabilecek potansiyele sahip olduklarını gösteriyor. Bu durum kendiliğinden gerçekleşmez. Daha önce okulda TÜBİTAK – 4006 projesi gerçekleştirilmiş ve fen sınıfı oluşturulmuş. Sadece sınıfla kalmayıp, koridorlar bilim ve teknolojiyi yansıtan görsellerle zenginleştirilmişti. Okul binası bütünlük içinde tasarlanmış" şeklinde konuştu.
Bozboğa Köyü'ndeki birleştirilmiş sınıf uygulamasını da değerlendiren Prof. Dr. Mustafa Böyükata, farklı yaş gruplarının aynı ortamda eğitim almasının önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Öğretmenlerin bu yapıyı etkili bir şekilde kullanarak akran öğrenimini güçlendirdiğini belirten Böyükata, bu modelin çocukların "öğrenmeyi öğrenme" becerilerini geliştirmelerine katkı sağladığını vurguladı. Kendi öğrencilik yıllarında da benzer bir deneyim yaşadığını dile getiren Böyükata, bu tür eğitim ortamlarının eğitime farklı bir perspektif kazandırdığını kaydetti.