Suudi Arabistan'daki üst düzey futbol yöneticileri, Cristiano Ronaldo'nun günde 500 bin sterlin kazanmasına rağmen ülkeyi terk etmesini büyük bir şaşkınlıkla karşılıyorlar.
Sky Sports'a göre, Ronaldo'nun "grev"ini sonlandırması ve 7 Şubat'taki Al Ittihad karşılaşmasında sahaya dönmesi için kendisine çağrıda bulunuluyor.
Ronaldo, 43 milyon sterlinlik serbest kalma maddesini kullanırsa, yaz döneminde Al Nassr'dan ayrılabilir. Ancak Suudi Arabistan, Ronaldo'ya olan desteklerini sürdürüyor ve ligin mali yapısının "şeffaf" ve "adil" olduğunu belirtiyor.
Karim Benzema'nın Al Hilal'e transferinin, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ya da lig organizatörleri tarafından değil, Prens Alwaleed bin Talal tarafından finanse edildiği ifade ediliyor. Bu durum, Al Hilal'in kadrosunu güçlendirmek için yalnızca PIF'e bağımlı kalmayabileceğini gösteriyor.
Ronaldo, 2 Şubat'ta Al Riyadh karşısında alınan galibiyette Al Nassr kadrosunda yer almadı. Bu durumun, kulüp yönetimine karşı duyduğu memnuniyetsizlikle doğrudan bağlantılı olduğu düşünülüyor.
Ronaldo, Al Nassr'ın ara transfer döneminde yeterince kararlı ve hırslı olmadığını düşünüyor. Öfkesinin kaynağı ise Al Hilal, Al Ahli ve Al Ittihad gibi PIF'e ait kulüplere "ayrıcalıklı muamele yapıldığı" iddiası.
Buna karşın, PIF'in bir üyesi Ronaldo'ya adeta bir "ültimatom" vererek, Al Nassr'ın havuzdan 400 milyon euro destek aldığını hatırlattı ve kulübün, Al Ahli ve Al Ittihad gibi "daha az destek alan" takımlara kıyasla "daha kötü bir performans sergilediğini" vurguladı.
Suudi Arabistan'ın tanınmış gazetecilerinden Walid Al Faraj, Ronaldo'nun Portekiz'e geri dönmesini eleştirerek, "Bu ülke Cristiano Ronaldo'nun ülkesi mi? Buradan kazandığı paraları Avrupa'da hayal edemez. Ronaldo bu ülkeye saygı duymalı. Sınırlarını bilmeli." şeklinde konuştu.