Dijital teknolojilerin ilerlemesiyle birlikte, kullanıcı verilerinin toplanması ve hedeflenmiş reklamcılık alanında önemli gelişmeler gözlemleniyor.
Bireylerin ilgi alanlarına göre sosyal medya platformlarında reklam alması, dijital çağın en dikkat çekici olaylarından biri olarak öne çıkıyor.
Sosyal medya platformları, kullanıcıların verilerini yalnızca kendi platformlarındaki etkileşimlerinden değil, aynı zamanda dışarıdaki faaliyetlerinden de elde ederek, sosyal medya hesabı olmayan bireyleri de büyük ölçüde izliyor.
Google, Meta ve TikTok gibi birçok sosyal medya platformu, takip pikseli adı verilen, farklı web sitelerine ve e-postalara yerleştirilen görünmez grafik dosyaları sayesinde milyonlarca kullanıcının verilerini toplayarak önemli gelir elde ediyor.
Bu yöntemle, reklamlar bireylere özel olarak hazırlanarak etkisi artırılıyor.
Dijital gözetimin en karanlık yönlerinden biri olarak görülen "gölge profil", kişi bir platformun kullanıcısı olmasa bile veri toplanmasına olanak tanıyor.
Bu profiller, kullanıcıların doğrudan izni olmaksızın, sosyal çevresinden elde edilen verilerle ve genel web hareketleriyle oluşturuluyor.
Böylece, birey bir gün platforma katılmaya karar verdiğinde, şirket onunla ilgili yıllar içinde topladığı verileri anında profilinde kullanabiliyor.
DuckDuckGo'nun "Tracker Radar" verilerine göre, Google (Alphabet), internet sitelerinde en fazla takipçisi olan şirket olarak dikkat çekiyor.
Şirket, ziyaret edilen her 10 siteden yaklaşık 7'sinde kullanıcıların verilerini belli bir oranda görebiliyor. Yani, internetin birçok yerinde Google'ın bir "gözü" mevcut.
Microsoft, yüzde 30 ve Facebook, yüzde 19,70 ile listede öne çıkan diğer şirketler arasında yer alıyor. TikTok'un sahibi ByteDance ise yaklaşık yüzde 5 ile Amerikan şirketlerinin gerisinde kalıyor.
ABD merkezli akademik dergi PNAS Nexus'ta yayımlanan bir çalışmada, ABD sağlık sisteminde hastanelerin yüzde 66'sının takip pikselleri kullandığı tespit edildi.
Bu pikseller, hastaların hangi kliniğe girdiğini veya hangi hastalığa dair bilgi aradığını büyük teknoloji şirketlerine iletmektedir.
Raporda yer alan bulgulara göre, ABD'de büyük bir mahremiyet krizi yaşandı. Advocate Aurora Health (AAH), hastalarının web sitesi ve mobil uygulamalarla etkileşimlerini anlamak için Meta Pixel ve Google Analytics gibi takip pikselleri kullandı.
Ancak bu pikseller, kullanıcıların kişisel sağlık bilgilerini de farkında olmadan Meta ve Google gibi üçüncü taraflara gönderdi. Yaklaşık 3 milyon kişiyi etkileyen bu durum, mahkemeye taşındı.
Takip pikseli teknolojisinin kullanımı yasadışı olmasa da, bu pikseller aracılığıyla gerçekleştirilen veri toplama ve işleme faaliyetleri, Türkiye'de 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Avrupa Birliği'nde Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) gibi yasal düzenlemelere tabidir.
Piksellerin yasal olarak kullanılabilmesi için kullanıcıların mahremiyet haklarının korunmasına ve belirli hukuki şartların sağlanmasına bağlıdır.
Ayrıca, şirketlerin pikselleri kullanmadan önce kullanıcıları şeffaf bir biçimde bilgilendirmesi zorunludur. Bu bilgilendirme, pikselin amacı, toplanan verilerin kimlere aktarılacağı ve kullanıcının verilerine dair hakları hakkında bilgi verilmesini içermelidir.
ABD’de takip piksellerinin kullanımı yasak olmasa da, hassas verilerin izinsiz paylaşımı ciddi yasal yaptırımlara tabi olmaktadır.
Özellikle sağlık alanında, piksellerin Sağlık Sigortası Taşınabilirlik ve Sorumluluk Yasası kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Meta ve Google'a karşı 50’den fazla toplu dava açılmıştır.
FTC (Federal Ticaret Komisyonu) de piksellerin gizli çalışmasını "aldatıcı uygulama" olarak değerlendirerek şirketlere milyonlarca dolar ceza vermiştir.