Nörobilim ve Nöroteknoloji Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÖROM) tarafından gerçekleştirilen bir çalışma, migrenin sadece baş ağrısıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda beyindeki görsel işlemleme ve ağrı mekanizmalarıyla bağlantılı olduğunu ortaya çıkardı.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan duyuruya göre, NÖROM’un yürüttüğü ve Ankara Üniversitesi araştırmacılarının katkıda bulunduğu bu çalışma, nörobilim alanında öncü dergilerden biri olan The Journal of Headache and Pain'de yayımlandı.
NÖROM, gerçekleştirdiği nörogörüntüleme çalışmasıyla, migrenin yalnızca baş ağrısı ile sınırlı olmadığını ve beyindeki görsel işlemleme ile ağrı mekanizmaları arasında sıkı bir ilişki bulunduğunu kanıtladı.
Bu çalışmada, migreni olan bireylerin tekrarlayan görsel uyaranlara karşı alışma (habitüasyon) mekanizmasını geliştiremedikleri ve bu uyaranların beyin tarafından sürekli olarak "önemli" bir şekilde kodlandığı belirlendi.
Araştırmaya katılan bireylerin atak döneminde olmamalarına rağmen, görsel uyaranlara farklı beyin tepkileri verdikleri gözlemlendi.
NÖROM Müdürü Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay Belen, elde edilen bulguların literatürde ilk kez sunulduğunu ifade etti. Normal beyin tepkisinin tekrarlayan uyarılar karşısında azaldığını belirten Belen, migrenli bireylerde ise bu tepkinin artış gösterdiğini aktardı.
Bu artışın, beynin arka kısmında değil, ön kısmında yer alan orbitofrontal bölgede gerçekleşmesinin kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Belen, bu bölgenin görsel algının üst düzey kontrol merkezi olduğunu vurguladı.
Belen, çalışmanın migrenli beyinlerde tekrarlayan uyaranların filtrelenemediğini ve bu durumun doğrudan ağrı mekanizmaları ile ilişkili olduğunu ilk kez kanıtladıklarını ifade etti. Ayrıca, beynin ön kısmındaki bu durumun, tekrarlayan uyarıların gereksiz veya önemsiz olanları filtreleme sisteminde bir sorun olduğunu gösterdiğini belirtti.
Çalışma süresince, migrenli ve sağlıklı katılımcılara günlük hayatta karşılaştıkları durumlara benzer görevler verilerek MR cihazından veriler elde edildi.
Migren hastalarının yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik önerilerde bulunan Belen, alışveriş merkezleri ve marketlerdeki ışıkların yoğunluğunun azaltılabileceğini dile getirdi. Özellikle yatay çizgiler veya çizgili ışıkların migrenli hastalar üzerinde olumsuz etkileri olduğu ifade edildi.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Sertaç Üstün, migrenin duyusal işleme boyutuna dikkat çekerek, "Migren sadece baş ağrısı ile sınırlı bir hastalık olarak düşünülmemelidir," şeklinde bilgi verdi.
Doktora sonrası araştırmacı Dr. İlkem Güzel, alt düzey görsel işlemleme bölgelerinin doğrudan ağrı ile ilişkili olduğunu tespit ettiklerini, bu bulgunun migren hastalarının ışığa karşı duyarlılığını anlamalarına yardımcı olduğunu belirtti.
Doktora öğrencisi Ceren Onlat ise, migren hastalarının sıkça rahatsızlık duyduğu görsel uyaranların laboratuvar ortamında gerçek yaşamla ilişkilendirilerek kullanıldığını ve araştırmanın ekolojik geçerliliğini artıracak bir deney tasarımı geliştirildiğini kaydetti.