1960’lı yıllarda getirilen “günde 300 miligram kolesterol” kısıtlaması ile kalp sağlığı açısından tehlikeli kabul edilen yumurta sarısı, günümüzde yeni bilimsel araştırmalar ışığında tekrar ele alındı.
2016 yılından itibaren yayımlanan bilimsel çalışmalar, kan kolesterol seviyelerini artıran başlıca nedenin yumurta değil, doymuş yağ ağırlıklı beslenme olduğunu ortaya koydu.
2025 yılında gerçekleştirilen bir araştırmada, düşük doymuş yağ içeren bir diyetle günlük iki yumurta tüketen bireylerin LDL (kötü) kolesterol düzeylerinde azalma gözlemlendi.
Uzmanlar, yumurtanın tek başına sağlık açısından tehdit oluşturmadığını, fakat yüksek doymuş yağ içeren bir diyetle birlikte tüketilmesinin olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
Uzman görüşlerine göre, yumurta sarısının tüketilmemesi, bu önemli besin öğelerinden mahrum kalmaya yol açabilir.
Kan kolesterol seviyesinin yüzde 60 ila 80’inin genetik faktörlerden, yüzde 20 ila 40’ının ise beslenme alışkanlıklarından etkilendiği ifade edilmektedir. Bu nedenle yüksek kolesterol sorunu yaşayan bireylerin tüketim miktarını sınırlamaları önerilmektedir.
Uzmanlar, yumurtanın zeytinyağı veya bitkisel yağlarla pişirilip, yanında tam tahıllar ve sebzelerle birlikte tüketilmesini önermektedir. Lifli gıdaların kolesterolün emilimini azalttığı ve kalp sağlığını desteklediği vurgulanmaktadır.