Petrol Fiyatlarındaki Artışın Altına Etkisi
Haftanın başında petrol fiyatlarının 4 yılın en yüksek seviyesine çıkarak 110 doları aşması, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmuştu. Gram altın, pazartesi günü 7.100 TL seviyelerine kadar düştükten sonra petrol fiyatlarındaki ani gerileme ile (yaklaşık 90 dolar) toparlanma gösterdi. Şu günlerde piyasa değeri 7.350 TL'nin üzerinde seyrediyor. Kapalıçarşı'da ise fiyat 7.450 TL civarında işlem görmekte. Piyasa fiyatı ile kuyumcu fiyatları arasındaki fark 100 TL'ye kadar azaldı.
Makasın Kapanma Nedenleri
Geçtiğimiz hafta, bu fark 150 TL civarındayken, daha önceki dönemlerde 300-400 TL'ye kadar çıkmıştı. Peki, altındaki bu makas neden daraldı? Gram altın için kısa vadeli (1-2 aylık) tahminler neler? Savaş sonrası fiyatlar nasıl şekillenecek?
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı ve İstanbul Mücevherciler Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (İMKUSAD) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk, konuyla ilgili olarak şu bilgileri paylaştı: “Petrol fiyatlarının artması, enflasyon yaratacağı için bu durumun merkez bankalarının faiz kararlarında daha fazla etkili olacağı görülüyor. Bugün yapılacak toplantıda faiz değişikliği beklenmiyor. Hâlbuki en az 50 veya 100 baz puanlık bir düşüş öngörülüyordu. Bu beklenti şimdilik askıya alınmış durumda. Aynı şekilde, FED'den de bir faiz indirimi beklenmiyor. Faiz indirimi olmaması, altın üzerinde baskı oluşturan bir faktör. Özellikle ABD, Avrupa ve Londra piyasalarında hisse senedi, tahvil ve bonolarda pozisyon almış olan yatırımcıların, teminat açıklarını kapatmak için altın sattıkları gözlemleniyor.”
Yatırımcıların Endişeleri
Yatırımcılar arasında en çok merak edilen konu, 'Savaş başladı, altın neden düşüyor?' sorusuydu. Savaş öncesinde altın fiyatlarının yükselmesi beklenirken, savaş başladığında savaşan ülkeler silah almak için ve bireyler nakde geçmek amacıyla altın satışı yapıyor. Bu durum, geçmiş savaş dönemlerinde de gözlemlenmişti. Bu nedenle, altının uluslararası fiyatı yükselmedi ve ons altın 5.035 dolara kadar geriledi. Ancak sonrasında yeniden toparlandı.
Aslında altındaki asıl artış, savaşın etkisinden çok uluslararası para sisteminin sorgulanmasından kaynaklanıyor ve bu trendin devam etmesi bekleniyor. Savaşan ülkelerin artan masraflarının ekonomilerinde yarattığı belirsizlik, altına destek olmaya devam edecektir.
İç Piyasadaki Durum
İç piyasada, geçen hafta savaşın başlamasıyla birlikte ay başının pazartesiye denk gelmesi ve vergi ödemelerinin bugüne sarkması etkili oldu. Aynı gün Merkez Bankası'nın dövizi kontrol altına almak için 7 milyar dolara kadar satış yapması, piyasadan önemli miktarda TL çekilmesine yol açtı. Yapılan satış miktarının 12,5 milyar dolara ulaşması, piyasada nakit sıkışıklığına neden oldu ve bu durum hala sürmekte. Nakit ihtiyacından dolayı Türk lirası bulmak amacıyla küçük çaplı altın satışları yapıldığı görülüyor.
1 kilogram altının iç piyasa ile dış piyasa arasındaki farkta azalma yaşandı. 2 Mart'ta 10 bin doları bulan fark, 7 bin dolara, ardından 5 bin dolara düştü. Şu günlerde bu fark 1.800-2.000 dolar seviyelerinde seyretmekte. Yani 1 kilogram altının yurt içi fiyatı, yurt dışına göre 1.800-2.000 dolar daha yüksek.
Merkez Bankası'nın faiz artışı, bazı yatırımcıları kısa vadeli mevduat faizine yönlendirdi. Altın talebindeki düşüşün bir nedeni de budur. Ancak küçük çaplı alımlar devam ediyor. Kapalıçarşı'da altının gram fiyatı 7.350 TL seviyelerine geriledikten sonra 7.550 TL'yi gördü ve şu anda 7.400-7.450 TL arasında işlem görmekte.
Gelecek Beklentileri
Altın ons bazında 5.000 doların üzerinde kalmaya devam edecek gibi görünüyor. Bu seviyenin üzerinde kalındığı takdirde, ilk etapta 5.200-5.250, daha sonra 5.450 ve ilerleyen aylar itibarıyla 5.600 seviyeleri görülebilir. Nakit sıkışıklığı nedeniyle kısa vadede altında baskı olsa da, enflasyonun beklentilerin üzerinde devam etmesi durumunda, vatandaşların parasının değerini korumak amacıyla altın alımlarını sürdüreceği öngörülmektedir.
Kapalıçarşı ile piyasa arasındaki makasın 100 TL'ye inmesinin sebebi, altın talebinin azalması ve mevduat faizlerinin yükselmesi olarak değerlendiriliyor. Faiz indirimlerinin yapılmayacak olması da altında baskılanmaya neden oldu.
Dubai'den altın sevkiyatının sınırlı olabileceği ve altın ticareti için uçakların çalışmaması, önümüzdeki günlerde fiyat farkının yeniden açılabileceğini gösteriyor.
Orta Doğu'daki Gelişmelerin Altın Üzerindeki Etkisi
Savaşın kısa sürede sonuçlanacağına dair bir kanaat yok. Bu durumda sadece İran, ABD ve İsrail arasında değil, dünya genelinde bir bloklaşma söz konusu. Bu bloklaşmada Çin, Kuzey Kore ve Rusya gibi ülkeler İran’ı desteklerken, İngiltere gibi ülkeler ise İsrail’i destekliyor. Savaşın nerede duracağı belirsiz. Bölgedeki etkileri azaltmak için çeşitli girişimler mevcut. Türkiye’nin arabuluculuk çabaları, her iki tarafı da ikna etmeye yönelik.
Savaş sona erse bile, altın fiyatlarının sadece savaş kaynaklı yükselişi olmadığı için parasal sistem sorgulanmaya devam edecektir. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin satılmasıyla altın alımına devam edilecektir.
Gram Altın İçin Kısa Vadeli Beklentiler
Ons altında 5.000 doların altına düşülmeyeceği düşünülüyor. 5.600 dolar seviyelerinin yılın ilk yarısında tekrar görüleceği öngörülmekte. Yılın ikinci yarısında, özellikle Eylül ve Ekim aylarında 6.000 dolara doğru bir fiyat artışı bekleniyor. ABD'de senato yenileme seçimleri yapılacak ve Trump'ın kaybetmesi durumunda bir azil süreci de gündeme gelebilir. Bu durum, ABD tarafında bir belirsizlik yaratacaktır ve bu da altına olumlu yansıyacaktır.
Avrupa'da savunma sanayiine yönelik yatırımların artması ve ekonomilerde yaşanan bozulmalar da altını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
İç piyasada gram altın fiyatının (Kapalıçarşı) 7.300 TL seviyelerine kadar gerileyebileceği, yükselişlerde ise 7.700-7.800 TL seviyelerine ulaşabileceği öngörülmektedir.