Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

13 Mart 2026 Cuma İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Yapay Zeka Anlatım Gücünde Kadın Perspektifinin Önemi

E
Yazar Medya
5 dk okuma 53 okunma Yayınlanma: 13 Mart 2026 14:00 Güncelleme: 13 Mart 2026 15:58
Yapay Zeka Anlatım Gücünde Kadın Perspektifinin Önemi
Yapay Zeka Anlatım Gücünde Kadın Perspektifinin Önemi Foto: Yazar Medya

Büyük Dil Modellerinin Gelişiminde Beşeri Bilimlerin Rolü

Büyük dil modellerinin dil, kültür ve anlatım boyutlarını daha etkin bir şekilde yönetebilmesi için beşeri bilimler uzmanlarının katkısı giderek artan bir önem taşıyor.

Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KADUM) Direktörü ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, bu konudaki değerlendirmesinde, dönüşümün özellikle kadınların tarihsel olarak güçlü olduğu alanlarla kesiştiğini ifade etti.

Yapay Zeka ve Kadınların Rolü

Uslu, bu durumun teknoloji alanında kadınlar için otomatik olarak bir egemenlik alanı yaratacağı sonucuna ulaşmanın henüz erken olduğunu belirtti. Uslu, şu ifadeleri kullandı:

“Büyük teknoloji firmalarının yöneticileri, yapay zekanın beşeri bilimler mezunlarının alanını hem daraltabileceği hem de genişletebileceği yönünde çelişkili görüşler sunuyor. Yapay zeka çerçevesinde marka dili oluşturma, iletişimin tonu ve üslubunu ayarlama, kültürel değerlere karşı duyarlılık ve hikaye anlatıcılığı gibi konularda beşeri bilimler eğitimi almış profesyonellere ihtiyaç duyulmaya devam edecek. Dil ve kültür alanındaki uzmanlık, AI (yapay zeka) şirketleri açısından stratejik bir öneme sahip.”

Son zamanlarda gerçekleştirilen bazı nörobilim araştırmaları, kadınların sosyal biliş ve hafıza gibi alanlarda daha üstün olabileceğini gösteriyor.

Uslu, bu bulguların yapay zeka alanında daha kapsayıcı yaklaşımlar geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

Kadınların Temsil Sorunu ve Yapay Zeka

Ancak mevcut sektör yapısının bu potansiyelin tam olarak ortaya çıkmasına engel olduğunu aktaran Uslu, “Women in Tech Stats 2026 verilerine göre, yapay zeka iş gücünün yaklaşık %22 ile %30'u kadınlardan oluşuyor. Bu dengesiz durumun değişmesi gerekiyor ki yapay zeka açısından devrim niteliğinde bir gelişme yaşanabilsin. Kadınların yapay zeka alanında varlığı, henüz herhangi bir boyutta anlamlı bir etki yaratacak orana ve hukuki ağırlığa sahip değil.” şeklinde konuştu.

Uslu, temsil sorununun önemli bir engel olduğunu vurguladı.

Büyük dil modellerinin duygusal ipuçlarını tanıyabilse ve bilişsel empatiyi taklit edebilse de gerçekte duyguları ya da şefkati üretmelerinin mümkün olmadığını paylaşan Uslu, “Yapay zeka modelleri doğal dil işleme ve yüz tanıma teknolojileri gibi unsurlar üzerinden duygusal ipuçlarını tanıyıp bilişsel empatiyi taklit edebiliyor, ancak hissetmedikleri için gerçek duygusal ve şefkatli bağ kurma yeteneğinden yoksunlar.” dedi.

Yapay zeka şirketleri arasındaki rekabet, yalnızca teknolojik performansla sınırlı kalmayıp, insan odaklılık ve etik söylem üzerinden de sürdürülmektedir.

Uslu, belirsizlik dönemlerinde yaşayan toplumların teknolojiye duyduğu güvenin büyük ölçüde bu anlatılar aracılığıyla şekillendiğini söyledi. “Belirsizlik çağında yaşayan kaygılı bireyler, AI şirketlerinin hikaye anlatıcılığı yoluyla yapay zeka kullanımına ilişkin bir güven yapısı inşa etmeleriyle karşı karşıya.” diyen Uslu, kadınların bu kurucu anlatıdaki rolünün belirleyici olabileceğini ifade etti.

Uslu, bu rolün etkili olabilmesi için sadece iletişim alanında değil, aynı zamanda karar alma ve tasarım süreçlerinde de kadınların yer alması gerektiğini vurguladı. “Kadınların kurucu anlatıcılık rolü yapay zekada stratejik bir konuma oturtulursa etik bir teknoloji dili oluşturulmasında derin etkiler bırakabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kadın Araştırmacıların Rolü

Kadın akademisyenler ve araştırmacıların bu tartışmanın ilerlemesinde önemli bir rol oynadığını belirten Uslu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Fostering Women's Leadership 2024 raporunda, kadın araştırmacıların öncülüğündeki yapay zeka araştırma girişimlerinin, özellikle tahmine dayalı işe alım algoritmaları gibi alanlarda kullanılan önyargılı yapay zeka modellerinin ayrımcılığa yol açmasına karşı daha etik yapay zeka uygulamalarını savunduğu ortaya konulmuştur. Şirketler, bir yandan kendi ticari çıkarları doğrultusunda kararlar alırken, diğer yandan insan haklarını önceliklendirmek ne kadar mümkün, bunu tartışmak gereklidir.”

Türkiye'de sosyal bilimler eğitimi gören gençler için yapay zeka ekosisteminde yeni kariyer fırsatlarının ortaya çıktığını ifade eden Uslu, anlatı tasarımı, yapay zeka etiği ve kullanıcı deneyimi gibi alanların giderek daha fazla önem kazandığını aktardı.

Uslu, “Yapay zekanın önyargılardan arınmış ve daha kapsayıcı olabilmesi için ürün yönetimi, kullanıcı deneyimi ve etik tasarımı gibi alanlarda katkıda bulunmak mümkündür. Türkiye'nin çok katmanlı kültürel mirası da yapay zeka modellerinin eğitiminde önemli bir kaynak olabilir. Kadın yazarlar ve edebiyatçılar bu süreçte büyük katkılar sunabilir. Büyük dil modelleri genellikle İngilizce ağırlıklı veri ile eğitilmekte, Türkçe gibi diller ise 'low resource languages' (kısıtlı kaynaklı diller) kategorisinde yer alıyor. Bu nedenle yerel veri ile eğitilmiş kültürel olarak duyarlı modellerin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kadın edebiyatçıların zihin teri dengeli bir şekilde yapay zekanın eğitim süreçlerine dahil edilirse, baskın dil kullanımı ve kültürün adalet esaslı dönüşümüne katkı sağlanacaktır.”

Tekil başarılı örnekler motivasyonu artırıcı olsa da, yapay zeka ekosistemindeki istihdam oranlarının hala sınırlı olduğu unutulmamalıdır.

Uslu, hem kadınların hem de erkeklerin bakış açılarını dengeli bir şekilde içeren bir ekosistemin, daha adil ve kapsayıcı bir teknoloji gelişimine katkı sağlayacağını ekleyerek sözlerini tamamladı.

Etiketler

#Yapay zeka #Kadın çalışmaları #Zeynep Karahan Uslu #Beşeri bilimler #Dil ve kültür #Nörobilim araştırmaları #Hikaye anlatıcılığı

Videolar