Avrupa’nın dünyaca ünlü turistik merkezleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu sorunlara karşı yeni tedbirler almaya başladı. Aşırı turizmin konut fiyatları, şehir altyapısı ve yerel halkın yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini azaltmak isteyen kent yönetimleri, farklı uygulamalarla ziyaretçi sayısını kontrol altına almayı hedefliyor.
İspanya’nın Barcelona kenti, özellikle kısa süreli kiralamaların konut piyasasına etkisini azaltmak için kapsamlı bir düzenlemeye hazırlanıyor. Kent yönetimi, 2028 yılına kadar Airbnb benzeri platformlarda faaliyet gösteren binlerce kısa süreli kiralama ruhsatını kaldırmayı planlıyor. Böylece konutların yeniden yerel halkın kullanımına açılması amaçlanıyor.
Hollanda’nın başkenti Amsterdam da yoğun turizm baskısını azaltmak için otel ve kruvaziyer politikalarını sıkılaştırıyor. Yeni otel açılışlarına sınırlama getiren şehir, kruvaziyer gemilerinin sayısını da azaltma kararı aldı.
Malta’nın popüler Comino Adası’ndaki Blue Lagoon bölgesinde ise ziyaretçi yoğunluğunu kontrol etmek amacıyla rezervasyon sistemi uygulanmaya başlandı. Günlük kapasite sınırlandırılarak doğal alanın korunması hedefleniyor.
Turizm gelirlerini korurken şehir yaşamını dengede tutmayı amaçlayan bu uygulamalar, Avrupa’da sürdürülebilir turizm anlayışının giderek önem kazandığını gösteriyor.